Dingin bir gün… Kafamız çok rahat;Ne iş güç aklımızda, ne dert tasa…. Sanki bom boş tüy kadar hafifiz. Yazın en serin günlerinden grace ıbirindeyiz. Serin bir meltem iyot kokusunu üstümüze serpiyor, sihirli konfetiler gibi. Mutluluk saçıyor bu serinlik, ruhumuza çok iyi geliyor. Farklı bir sessizlik var etrafta, sanki her şey durmuş, herkes susmuş bir biz varız gibi. Bizde bu sessizliğe ayak uydurmuşuz, kulak kesilmişiz bu huzur dolu ana.

Ve yola çıkma zamanı, mutluluğun kaynağına doğru yol alma zamanı. Yavaşça canlanıyor her şey. Bu huzur dolu sessizlik yolda da sarıyor her yanımızı. Sabah ki mutluluk yağmurları ıslatmış yolları ve etrafımızda ki canlı yeşil ormanı. Her şey daha belirginleşmeye ve anlaşılır olmaya başlıyor. Ama burası çok farklı bir dünya sanki. Masalımsı bir yerde sürüyoruz arabamızı mutluluğa. Kamyonlar bir başka, farlar bir başka, kabaran deniz bir başka görünüyor gözümüze.

Radyodaki şarkı hiç bu kadar etkileyici gelmiyordu kulaklarımıza, ya bu çalışan silecekler dans mı ediyor ki acaba, radyodaki ritimler ile uyumlu! Bu nasıl bir dünya! Aşkın iksiri böyle mi yapıyor insanı. Yoksa her şeyin sihri senden mi sevgili? Bekle beni…. Sana doğru geliyorum, huzurlu ve keyifli…..

Advertisements